alyuvarlar
Büyüt
İnsan alyuvarları 

Alyuvarlar nedir?

Kanda bulunan ve hemoglobini taşıyan al renkli bir çeşit kan gözeleridir. Kanın kırmızı rengini verirler ve akciğerden dokulara oksijen taşırlar. İki tarafı çukurca disk biçimindedirler. Yapışkan ve esnektirler. Çekirdekleri yoktur. Çapları ortalama 7 mikron, kalınlıkları İse 2 mikrondur. Sitoplazmalarında demirli bir protein olan hemoglobin ile «lesitin» ve «kollestrol» adı verilen yağlar bulunur. Hemoglobin, akciğerlerden aldığı oksijeni dokulardaki gözelere verir ve gözelerdeki karbon dioksiti alarak akciğerlere taşır.

Ergin insanda alyuvarları kırmızı ilikteki çekirdekli gözeler meydana getirir. Embriyon devresinde kemikler tam olarak teşekkül etmediğinden kırmızı ilik bulunmaz. Bundan ötürü alyuvarlar karaciğer ve dalak tarafından yapılır. Kırmızı kemik iliğinde meydana gelen çekirdekli alyuvarlar değişir ve çekirdeksiz alyuvar olarak kana karışır. Bu değişmede «anti anemik» (kansızlığı önleyici) faktörlerin (B12 vitamini gibi) etkisi vardır. Bir alyuvar görevini ancak 15-16 hafta yapabilir. Sonra yaşlanır. Oksijen yüklenemez duruma gelir.

Bu durumdaki alyuvarlar dalak, karaciğer ve kırmızı kemik iliğindeki «fagositler» tarafından ayrıştırılarak tekrar hemoglobin yapmakta kullanılır. İnsan vücudunda 25 trilyon alyuvar vardır. Bunlardan günde ortalama 500 milyarı ölür ve yerine yenileri meydana gelir.Alyuvarlar kemik iliğinde yapılırlar. Memelilerde dolaşıma geçmeden evvel çekirdeklerini kaybederler. Bu bakımdan tam bir hücre karakteri taşıdıkları söylenemez.

İnsanda, dolaşımda ortalama hayat süreleri 120 gün kadardır. Yaklaşık bir dakikada 150 milyon alyuvar tahrib olur. Erkekte 1 mm3’de 5-5,5 milyon, kadında ise 4,5-4,8 milyon kadar bulunur. Yetişkinlerde alyuvar yapımı akyuvarlar ve trombositlerle beraber kırmızı kemik iliğindedir. Ceninde ise (ana karnındaki bebekte); başlangıçta (gebeliğin ilk dört ayında) karaciğer ve dalakta teşekkül eder. Beşinci aydan sonra kemik boşluklarında kemik iliği meydana gelir ve buralar alyuvar teşekkülünde ilk sırayı alırlar. Yetişkinlerde kemik iliği dışı alyuvar ve diğer kan hücreleri yapımı; kemik iliğinin haraplandığı veya çalışmasının engellendiği durumlarda olur.

alyuvarlar

Kemik iliğini baskılayan çeşitli hastalıklarda (enfeksiyon, zehirlenme, kan kanseri veya diğer kanserlerin buralara atlaması gibi) kansızlığa sebep olurlar (imalat eksikliğine bağlı kansızlık). Bu durumda kemik iliğinden kana geçen normal alyuvar sayısı hızla azalır. Dolaşımdaki alyuvar mikdarının korunması, alyuvar yapımının geri kontrol sistemi ile denetlenmesi asıtasıyla olur. Burada dolaşımdaki alyuvar miktarı normalin altına inince kemik iliği uyarılır. Böylece kırmızı kan hücrelerinin eksikliği giderilmiş olur.

Yine aynı şekilde alyuvarlar kanda normal seviyenin üstüne çıkınca kemik iliği yavaşlatılır. Bu ayarlama eritropoietin adı verilen ve böbreklerden salgılanan bir hormon ile olur. Deniz seviyesinden yükseklere çıkıldıkça havanın oksijen mikdarının azalmasına bağlı olarak kanda alyuvar mikdarı artar. Yine yükseklikde kanda alyuvar yaşama süresi de artar. And ve Himalaya Dağlarında, 6000 metreden daha yükseklerde yaşayanlarda alyuvar sayısında bariz bir artma görülürken; aynı zamanda akciğerlerdeki karbondioksit kısmi basıncında belirgin bir düşme vardır.

Alyuvar yapımına eritropoiesis denir. (Eritro, kan; poiesis, yapım demektir). Alyuvar yapımı eritropoietin adlı bir hormon tarafından düzenlenir. B12 vitamini, B6 vitamini, demir yetmezliklerinde ve çeşitli iç salgı bezleri bozukluklarında, alyuvar yapımında anormallikler görülür. Alyuvarların kuru maddesinin % 90’ını hemoglobin meydana getirir. Hemoglobin aynı zamanda kana kırmızı rengini veren maddedir. Alyuvarların zarlarının dışında bir de Glukokaliks denilen tabaka vardır. Kan gruplarının tayini bu tabakaya göre olur. Alyuvarlar 3-4 aylık olduklarında dalakta parçalanırlar. Parçalanan alyuvarlardan açığa çıkan demir tekrar kan yapımında kullanılmak üzere kemik iliği tarafından alınır.